ÖZEL HABER: Suruç Anmasına Saldıran Polisler Darp Edilmiş

Suruç Katliamı’nın 5. yılında Ankara’da Gençlik Örgütleri’nin gerçekleştirdiği anmaya ilişkin 37 kişi hakkında dava açıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, gözaltına alınan 37 kişi, “Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama, Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Kamu Malına Zarar Verme” ile suçlanıyor.

Ankara’da Güvenpark’ta yapılacak olan Suruç Katliamı anması için Kızılay Meydanı’nda toplanan Gençlik Örgütleri’ne polis saldırmış, bu saldırıda 29 devrimci gözaltına alınmıştı. Polis saldırısının ardından sokakları terk etmeyen devrimciler bu kez Konur Sokak’a yürümüş, buradaki saldırıyla beraber toplam gözaltı sayısı 37 olmuştu.

Gözaltına alınan devrimcilerin birçoğu polis aracında ve emniyette darp edilmiş, bir kişi de polis saldırısında yüz felci gelişirken, birçok kişinin kaburgası ve kolu kırılmıştı. Bunun dışında gözaltına alınan ve kırık veya beyin travması şüphesiyle Bilkent Şehir Hastanesi’ne sevk edilen 4 kişiye hastane içerisinde özel güvenlik birimleri ve polisler saldırmıştı. Ancak iddianamede bunların hiçbirine yer verilmedi.

Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davada 7 polis, darp edildiklerini öne sürerek devrimcilerden şikayetçi oldu.

İddianamede Suruç eylemi şöyle anlatıldı (özel isim belirten ifadeler çıkarılmıştır):

“Olay tarihi olan 20/07/2020 günü saat 17.50 sıralarında, Ziya Gökalp Caddesi ile Kızılay Kavşağı’nın kesişiminde bu grubun toplanmaya başladıkları, bu grubun “Amed Suruç Ankara Unutmayacağız, Affetmeyeceğiz, Suruç’un hesabı sorulacak, katil devlet hesap verecek, Suruç için adalet, herkes için adalet” ibareleri taşıyan dövizler ile flamalar açtıkları, slogan atmaya başladıkları, güvenlik güçlerinin gruba yapılan eylemin 2911 sayılı yasaya aykırı bir nitelik taşıdığını, bu nedenle dağılmaları gerektiğini belirtir şekilde ikazda bulundukları, ancak grubun buna karşı geldiği ve yürüyüşlerine devam ettiği,

Bir süre sonra güvenlik güçlerinin ikazına herhangi bir şekilde olumlu yanıt vermeyen gruba güvenlik güçlerinin müdahalede bulundukları, müdahale sırasında güvenlik güçlerine flama sopalarıyla ve tekme atmak suretiyle mukavemette bulundukları, mukavemetin oldukça yoğun bir şekilde gerçekleştiği bu nedenle pasif niteliğini yitirerek aktif bir mahiyete dönüştüğü, güvenlik güçlerinin izinsiz gösterinin devam etmemesi yönündeki ikazlarına rağmen buna karşı gelindiği, mukavemete devam edildiği,

Bunun üzerine güvenlik güçlerince izinsiz gösteri yapan ve aktif bir şekilde mukavemet gösteren şüphelilerin yakalandıkları, yakalama sırasında Güvenlik Şube Müdürlüğüne görevli olan polislerin yaralandıkları,

Olayların devam ettiği Atatürk Bulvarı, Yüksel Caddesi kesişiminde çeşitli grupların tekrar toplandıklarının tespit edildiği, saat 18.00 sırasında izinsiz gösteri yapmak amacıyla toplanan şüphelilerin güvenlik güçlerinin izinsiz gösteriye izin verilmeyeceğine dair ikazlarına rağmen eylemlerine devam ettiklerinin tespit edildiği, şüphelilerin aktif bir şekilde güvenlik güçlerine flama sopalarıyla vurmak suretiyle mukavemette bulundukları, direndikleri, güvenlik güçlerinin orantılı bir şekilde zor kullanarak şüphelileri yakaladıkları,

Yapılan bütün ikazlara rağmen olayların devam ettiği, bir süre sonra olayların Ziya Gökalp caddesi üzerinden Konur Sokak Meşrutiyet caddesi kesişimine doğru yayıldığı, saat 18.15 sıralarında bu sefer de şüphelilerin Suruç için adalet, herkes için adalet şeklinde sloganlar atarak yürüyüşlere devam ettikleri, güvenlik güçlerinin uyarıda bulundukları, ancak şüphelilerin buna rağmen dağılmayarak yürüyüşlerine devam ettikleri, aktif bir şekilde güvenlik güçlerine flama sopalarıyla vurmak suretiyle mukavemette bulundukları, direndikleri, güvenlik güçlerinin orantılı bir şekilde zor kullanarak şüphelileri yakalandıkları anlaşılmıştır.”

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Suruç Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 devrimciyi anmak isteyenleri, eylem sırasında polis tarafından herhangi bir dağılma anonsu yapılmamış olmasına rağmen “Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama, Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Kamu Malına Zarar Verme” ile suçluyor.

İddianamede adı geçen 37 devrimci için savcılık, 2911 sayılı yasanın 32/1, Türk Ceza Kanunu’nun 265/1-3-4 ve Türk Ceza Kanunu’nun 152-1.a maddelerinden cezalandırılmalarını talep ediyor. Davanın ilk duruşması 10 Mart 2021 tarihinde Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek.